1 Mayıs 2008 Perşembe

GÜNCEL İKİ OLAY VE BAZIDEĞERLENDİRMELERİM


OLAY-1:30 Nisan 2008 Antalya'da öğretmen, öğrencilerinin ağzına biber sürdü.Hakkında açılan soruşturma sonrası bir yıl kademe ilerlemesi ve sürgün cezaları verildi.
AÇIKLAMA:Eğitim bireyde istendik davranışlar kazandırma süreci olarak tanımlanır.İki bölüme ayrılır:informal ve formal.Formal eğitim planlı bir eğitimi anlatır ki devlet kontrolünde çeşitli kurumlar aracılığıyla verilir.İnformal eğitim ise günlük hayat içerisinde bireyin çevresinden aldığı eğitimdir.
Bu eğitimleri almayan kimseler toplum ve devlet tarafından çeşitli müeyyideler ile karşı karşıya kalırlar.Eğitimsizlik eşittir ceza...
ÖRNEK:Temizlik eğitimi almayan birey toplumda sevilmez, burnunu karıştıran kimsenin eli sıkılmaz...Başkalarına ait eşyaların kullanımı ile ilgili eğitimi almamış kişi devlet tarafından cezalandırılır,hırsızlar hapse atılır...
DEĞERLENDİRME:Bugün liselerde birbirlerini öldüren çocuklardan bahsediyoruz.Bu çocukların ilk vukuatı bu olmuyor.Henüz ilkokulda birbirlerine ,öğretmenlerine saygısızlık yapıyorlar, küfür ediyorlar;ardından orta okulda çeteler kuruyorlar,öğretmenleri, velileri ve arkadaşlarını tehdit ediyorlar.Liselerdeki hallerini zaten tv ler gösteriyor.
Okullarda, sınıfta kalma,disiplin cezaları uygulanamıyor.Kurumlar bu konuda öğretmeni çok zor durumda bırakıyorl.Öğretmen bir çocuğu sınıfta bıraktığında hakkında soruşturma açılıyor.
Fiziki cezalara ne tepki verildiği malum.
Veliler eğitimden zaten bihaber.Televizyon ve bilgisayarı çocuk bakıcısı olarak kullanıyorlar.Bazıları çocuğuna iyilik ettiğini sanrak yanlış eğitim veriyor.Bazı bilinçsiz veliler çocuğunun okuldan sonra ne yaptığını bilmiyor.Henüz ilkokul çağındaki çocuklar hemcinsleri ile sapık cinsel ilişkiye giriyor(bu yaşta(8-15)normali bile yanlıştır.) ve ailesinin haberi bile olmuyor.
Bu durumda eğitimcilere güvenmemiz gerekiyor.Evde bir-iki çocuğun disiplinini sağlayamazken bir toplumun oluştuğu sınıflarda, okullarda düzeni sağlayıcı kurallara uymak bu davranışları kazanmak gerekir.Kazanamayanlara ceza verilmesi şarttır ki ilerde cezalandırılmayan davranışlar pekişip gelişmesin.Bunu aşı gibi düşünürsek: aşı vücüda girdiği zaman yakar ama vücudun sıhati için geçici bir acıya katlanılmalıdır.
SONUÇ:İstendik davranışları almayan kimseleri toplum ve devlet olarak cezalandırıyoruz.O halde eğitimde ceza esastır.
OLAY-2:1.MAYIS 2008 İşçi bayramı kutlamalarında işçiler taksime yürümek istedi, polis izin vermedi.Çıkan olaylarda 38 kişi yaralandı, 530 kişi göz altına alındı.
AÇIKLAMA:İşçi sendikaları, 1 Mayıs'ın işçi bayramı kabul edilmesi ve bayaramın Taksim meydanında kutlanması isteklerini hükümete bildirdi.Hükümet bayram isteğini ve kutlamaların Taksim'de yapılması isteğini(kasıtlı olarak)1 Mayıs'tan bir gün önce reddetti.Böylece tören yeri ile ilgili kafalarda karışıklık olacak katılım sayısı düşecekti.
DEĞERLENDİRME:1-Hükümet kutlamaların taksimde yapılmasına izin vermedi.Bu tavır onu gerilimin tarafı yaptı.Gerekçe bölücü örgütlerin düzenlemesi muhtemel kanlı bir eylemini engellemekti.Ama nihayetinde hastaneye gaz bombası atıldı ve orda bu sefer devlet eliyle halka zarar verildi.Belki de bir astım hastası güvenlik güçleri tarafından hayati tehlike ile karşılaştı.
2-Hükumetin bu tutumuna karşın işçi sendikaları hukukun gereğini yapmak yerine, yanlışı yanlışla düzeltme yoluna gitti. Kanunlara muhalefet edip, halkı, devlete karşı örgütledi.
3-İstanbul Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü,daha sabahın ilk saatleride, bir işçinin en doğal hakkı olan, bağlı olduğu sendikaya gitme, orada toplanma, resmi bir bayramı kutlama haklarını çiğneyerek, panzerler ve gaz bombalarıyla, göstericileri dağıtmaya çalıştı.Bu görüntüler polis eliyle yapılmış bir provakasyonu andırıyordu.
Bundan sonra hastanede olan olaylar da yine aynı bağlamda kamu kurumlarının hatalı tutum ve davranışları olarak değerlendirilmelidir
4-Son olarak işçiler bazı provakatif grupları aralarına aldılar.Bunlar polisle çatıştı, dükkanlara saldırdı.
SONUÇ:Bu resimler bize gösterdi ki krizi yönetmesi gerekenler iyi bir yönetim sergileyemedi. Yine ülkemiz kaybetti, bölücüler ve düşmanlar kazandı.Onbinlerce kişi Türkiye'nin aleyhinde çalıştı.
Yapılması gereken bu krizde parmağı olanlar suçlarını anlayıp, hatalarını kabul edip derhal görevlerinden çekilmelidirler. Ya da yetkili merciler bu kişilerden hesap sormalı, haklarında gerekli müeyyideler uygulanmalıdır.
DİPNOT:"İyi söylüyorsun da hocam nerde o bolluk?Burası Türkiye!"Diyen arkadaşlar yerden göğe kadar haklı.Hayatta hekes eşit.Ama bazıları biraz daha eşit.Okuyun arkadaşlar. Hepimiz daha eşit olalım diye okuyun!

Hiç yorum yok: