Dün (20.10.2009) itibariyle sn. Maliye Bakanı 2010 yılı bütçesine ilişkin bazı sayısal bilgileri kamuoyu ile paylaştı. Bir de 2010 yılında yürürlüğe girecek bazı vergi değişikliklerinden bahsetti. Detaya girmeden dillendirmek gerekirse öğretmen ek derslerinden motorlu taşıtlar vergisine, ilaç katkı paylarından petrol fiyatlarına kadar bir çok alanda yapılacak bu yeni vergi düzenlemelerinin en küçüğü % 26 lık bir zam getirmekte.
Bunu bir hükumet iki nedenle yapar diye düşünüyorum. Ya canına susamıştır, vadesi dolmuştur. Ya da sınırlarını değiştirmeye hazırlanıyordur!
Bir başka gündem haberi de Silopi'den girişi yapan PKK'lıların kısa bir ifade verme sürecinden sonra bayram havasında Diyarbakır'a yönelmeleriydi. Bir çoklarınca kanuni düzenlemelerden kaynaklanan bir olay olsa da, bu ülkenin askeriye ve yargı gibi güç odaklarından buna yönelik herhangi bir eleştiri açıklaması dahi gelmemesi çok ilginçti. Ne bileyim en azından " Evet. Böyle bir mevzuat vardır. Ama derhal değiştirilmesi gerekmektedir." ya da " Bukadar da değil. Hiç olmazsa, pasaport Kanunundan yargılansalardı." demeleri gerkmezmiydi. Yok, ses, seda yok. Sanki hergün oluyormuşcasına sükunetle karşıladılar. Hatta, Hükumete taş atmaya her an hazır olan bir kısım medya bile, güç odaklarının bu sessizliğinden olsa gerek "DTP'lilerin bu gösterileri umarız barış sürecine zarar vermez." diyerek geçiştirmeye çalıştı bu haberi. Nerede durup durup ortaya çıkan o emekli askerler. (Benim de hoşuma gidiyor, devletin tüm güçlerinin tek bir nefes gibi davranması. Ama, Ergenokoncu damgası yemekten çekinir mi oldu insanlar diye de merak ediyorum.)
Bunlara İsrail ve Azerbaycan'la olan gerginlikleri, Ermenistan ve Sureye ile gerçekleşen protokolleri, bir de son yıllarda ki enerji koridoru anlaşmalarında Türkiye'ye gösterilen teveccühleri de eklersek önermemizin haklılık payını artırmış oluruz.