Medya, son günlerde tv haberlerinde görüyoruz ki, ergenekon davası ile ilgili tutumunu değiştirmiş gibi görünüyor.
İlk zamanlarda bekle gör politikası izleyen medya, süreçle birlikte sulandırma politikasına döndü.Bunu, tutuklanmaların şekli ve zamanı, göz altında hastalanmalar(ki bu hastalıkların göz altına alınmakla alakalı olmadığı Trakya tıp fakültesince yapılan açıklamalarla kanıtlandı. bkz.06/09/2008 Zaman Gazetesi)gibi konulardaki haberlerinden anlamak mümkün.
Ama bu günlerde medya, "Ergenekonun" bir çete olduğunu kabulenmiş gibi görünüyor.Nerden anlıyoruz derseniz; Veli küçük haberlerinde ki artış derim.Haberlerde Ergin kardeşlerin görüntüleri ve ya eski bir istihbaratçının annesi durmadan yer alıyor ve hep te Veli Küçük'ü 1 numara gibi lanse ediliyor.
Peki neden kaynaklanıyor medyadaki bu değişim?
Cevap basit.Medya davayı ilk günden beri etkilemek istiyor.Zira heryere sızmış olan ergenekon medyaya da muhakkak sızmıştır. Bunun için iddaaname öncesi savcıyı, iddaanameyi geç açıklamasıyla sıkıştırmaya çalıştılar.Sonrasında iddanameyi sulandırmaya çalıştılar.Baktılar olmuyor, bu iş karşı taraf gibi görünerek olmayacak,o zaman çin taktiği uygulamaya karar verdiler.Artık onlar da sanki ergenekonun bir çete olduğunu kabul ediyormuşcasına haberler yapıyorlar.Aslında haberlerin amacı 1 numarası yakalanamamış ergenekonun 1 numarası olarak Veli Küçük'ü göstermek.Böylelikle soruşturmanın derinleşmesini önlemek.
Bunları destekleyen bir ip ucu da Deniz Baykal'dan."Bu bir çete davasıdır."diyen Baykal "çete" sözcüğünü ilk kez kullanıyor.