9 Nisan 2008 Çarşamba

SARMAŞIK FİKİRLER

Sarmaşıklar çok güzel görünümlü ama çok çileli bitkilerdir. Çocukluğumda karşı komşunun bahçe duvarında bu bitkiden vardı.Bir de, sarmaşığın sardığı bir kapı...Sarmak ki ama ne sarmak!Yıllarca açılmamış bu kapıyı, kiliti açık olmasına rağmen, artık açmak istesek de açamıyorduk.Sarmaşıklar kapıyı öyle sarmıştı ki...
Neyse sadede gelelim...Ben bazı fikirleri de bu sarmaşığa benzetiyorum.Yıllar boyunca barındıkları ortamı öyle boğuyorlarki artık onlardan kurtulamıyorsunuz.Siz ne kadar iyi şeyler yapmaya çalışsanız da ektiğiniz o köke bağlı kalıyorsunuz. Yani zamanının müthiş fikirleri (ki bazıları kitlelerin aklını başından alacak kadar güzeldir.) silerde sizin mezarınız oluyor.
Ben sarmaşık dedim somutlaştırdım. Siz isterseniz köhne deyin.
Değişmek lazım.Hayata fikirlerimizle de ayak uydurmamamız lazım.Değişenleri suçlamamamız lazım.Ben aynıyım diyen kaybeder.

3 Nisan 2008 Perşembe

KAÇ TÜRLÜ HUKUK VAR?

Evet arkadaşlar ben iki türlü hukukun var olduğuna inanıyorum.
Bir tanesi insanların evrensel beyannamede yer alan haklarını korumak için, haklıya hakkını vermek için, haksıza cezasını çektirmek için haklının yanında olan bir hukuk anlayışı.Bu hukuk anlayışı önceden kişi veya kurumlarca belirlenmiş kuralları uygulamayı tercih eder.
Diğeri ise dünyada tek doğru olmadığını, insanlar farklı kökenlerden geldiği için doğruluk vek hak anlayışlarının farklı olduğunu, böylelikle tek merkezden çıkan hukuk kurallarının yetkin olamayacağını düşünen hukuk anlayışı.Bu hukuk anlayışında ise kişi veya kurumların koyduğu kurallar, yine kişi veya kurumlara göre, olaylara göre yorumlanıp uygulanır.
İkisi arasındaki en bariz ayrım hukukun uygulanması sürecinde ortaya çıkar. Çünkü; birinci hukuk anlayışı sapla samanı birbirine karıştırırken, ikinci hukuk anlayışı herkese hak verir.
Nihayetinde ortaya tek bir hukuk sistemi içinde, kendi nezdinde doğruları olan, iki farklı hukuk anlayışı çıkar.Ve herkese farklı uygulanır.Devlet vergisini geciktiren çiftçiye (haklı olarak) hapis cezası verirken, bir başka yerde başka bir yatırımcıya satın aldığı malda vergilerden muhafiyet tanır(haklı olarak).
Hukuk sisteminin iki anlayış arasında nasıl bir tecihde bulunacağı konusunda ise çoğu zaman güç ve para belirleyici olur.

1 Nisan 2008 Salı

SADO'YA GÖRE HAYAT EVRELERİ

Bence 21 yüz yılda insan hayatı 3 devrede incalenmeldir.Kaos(evlilik öncesi),Uzlaşı(ilk evlilik),Ortak amaç(çocuk sonrası).
Bizim gençlerimiz zamanlarını uzun yıllar amaçsızlık ve sorumsuzluk içinde geçirip günü birlik zevklerin peşinde koşarlar(kaos), askerlik veya okul bitimine gelince birden bire evlenmeye karar verirler.Haklı olarak bunun çok önemli bir sorumluluk ve görev olduğunu düşünürler.
Neyse bu arzuları hemen gerçekleşir ve bir anda kendilerini hiç alışık olmadıkları bir hayatın ortasında bulurlar.Toz pembe günler bitmiş alışılmak zorunda olunan bir eş, her sabah gidilmek zorunda kalınan bir iş ve diğer gerçekler , karşıda aşılması fevkalade zor sorunlar olarak durmaktadır.
Burada evliliğin sağduyu oyunu olduğunu söylemek gerekir ki bu oyun yüzde elli randıman ile oynanır. Bazen bir eş sağduyulu olur, bazen diğeri...Böylece sanki tam randımanlı çalışan bir makina görüntüsü verir.Zaten biri fazla çalışsa o makine yine bozulur.Bir çok insan aldığı terbiye ve eğitim sayesinde zorlukları aşmasını bilir(uzlaşı).Yolunda giden bir evlilik, tası kaynatan bir iş...
Makina çalışıyorsa artık çocuk düşünmenin zamanı gelmiştir. Ve de öyle olur, nur topu gibi bir bebek daha dünyaya gelir.Evet bir sürü problemi de arkasında getirmiştir ama bukez herşey önceden planlanmıştır.Maması,bezi,giysisi...Artık ebeveyn olan aile bireyleri çocuğa daha iyi bir gelecek sağlamak için (ortak amaç) olmadık işlere kalkışırlar. Ölüme kadar da böyle devam eder.